Türk Kahvesi Kültürü ve Sağlık

Türk kahvesi hayatımızın her mutlu anında bizlere eşlik eden efsane lezzet. Türk kahvesi sağlık konusunda da süregelen araştırmalar içerisinde. Kız isteme merasimlerinde tahtını kimseye kaptırmayan Türk kahvesi, efsanesinin hakkını vererek uzun yaşam ve zinde vücut sırrını içerisinde barındırıyor. Türk kahvesi kimilerinde tiryakilik derecesinde. Osmanlı’dan bizlere gelen güzel bir geleneği yansıtan kahve geleneği, misafirleri onore eden şık tepsilerde ve yanında lezzetli lokumu ile servis edilir.

Türk kahvesi az şekerli, orta şekerli ve şekerli stilleriyle servis edilmekte. Şekersiz kahve içmek epey acı bir tat bıraktığından şeker olması önerilir. Şeker lezzetli bir kahve için gerekli. Şekerin toz veya küp olması ise fark etmiyor. Kahve yapıldığı sırada şeker zaten erimektedir.

Kahve geleneğine lokum da eşlik ederek harika ikili oldular. Safranbolu ve diğer yörelerde Osmanlı döneminde yaygınlaşan lokum kültürü Cumhuriyet döneminde de zirve yaptı. Modern döneme de ayak uyduran lokum sektörü çeşit çeşit lezzet ile müşterilere satılıyor. Haliyle kahvenin yanında da bir numara. Kahvenin yanında lokum haricinde tatlandırıcı olarak ufak çikolatalar da konulabilir. Burada esas espri ağızdaki acıyı azaltmak.

Türk kahvesinin faydaları saymakla bitmiyor. İnsülin direncinin kırılmasını sağlar ve tatlıya olan iştahı kapatır, metabolizmada hızlanma sağlayarak hızlı kan dolaşımı sağlar, sık migren geçirenler için ağrıyı azaltır, vücudun daha uyanık olmasını sağlıyor. İçeriğinde yer alan anti oksidanlar sayesinde ve ayrıca kafein sayesinde saydığımız etkileri gösteren Türk kahvesi araştırmalara da konu oldu. Yunan adalarının birinde uzun ömürlü kişiler araştırılınca bizim Türk kahvesi dediğimiz içeceği sık tükettikleri görülmüştür. Bu yönüyle de uzun yaşam sırrını içinde barındıran Türk kahvesi yeni tiryakilerini bekliyor desek yeridir.

Sebze Suları ile Zayıflama

Sebze ve meyve suları vücudumuzdaki fazla yağları atmamıza yardımcı olur mu? Sanılanın aksine, sadece sebze suları içerek zayıflamak mümkün değildir. Zayıflayabilmek için günlük aldığımız kalori miktarına dikkat etmeliyiz. Besiler yoluyla aldığımız kalori miktarından daha fazlasını yakarsak zayıflayabiliriz. Sebzeler  ve sebze suları  vücudumuz için gerekli mineral ve  vitamin  ihtiyacını karşılar. Tabi ki diyet sırasında  vücudumuzun zayıf düşmemesi, savunma mekanizmasının daha iyi çalışması için bunlara daha fazla ihtiyacımız vardır. Fakat şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki; uyguladığımız zayıflama programlarında içtiğimiz sebze suları yağ yakımını arttıracak, sindirimi kolaylaştıracak, şişliği ve hazımsızlığı engelleyecektir.

Sebze suları vücudumuzdan fazla suyun atılmasını kolaylaştırdığı için toksinlerden daha çabuk kurtuluruz. Bu da hem fiziksel hem de ruhsal rahatlamayı sağlar. Salatalık suyu; susuzluk giderici bir içecektir. Metabolizmayı hızlandırarak kilo kaybına yardımcı olur. Aynı zamanda ışıl ışıl bir cilde sahip kavuşmamızı sağlar. Havuç ile beraber hazırlayacağımız salatalık suyunu yemeklerden önce içersek iştah kapatıcısı etkisinden yararlanabiliriz. Kereviz suyu; kabızlığı önleyici  özelliğiyle kilo vermemize yardımcı olur. İdrar sökücü olmasından dolayı da vücuttaki şişlikleri giderir. Havuç suyu; lif kaynağıdır. Lifler vücudun yağ oranını azaltan hormonlar salgılarlar. Lahana; çok düşük kalorili bir besin maddesidir. C vitamini yönünden zengindir. Antioksidan değeri yüksektir. Yine cildimiz için çok önemli bir yere sahiptir. Pancar suyu; hiçbir yağ ve kolesterol içermez, besleyici değeri çok yüksektir. Kolesterol seviyesini düşürür. Boşaltım sistemine yardımcı olur.

Sebze suları vücudumuzdaki enerji düzeyini arttırarak zayıflama programı boyunca daha zinde daha enerjik olmamıza yardımcı olur. Özellikle en iyi sonuca ulaşmak, bunlardan en iyi şekilde yararlanmak istiyorsak sebzelerin çiğ ve taze olmasına özen göstermeliyiz. Tabi ki organik ürünler bulabiliyorsak  bu sağlığımız açısından iyi olacaktır.

 

Maydanoz Çayı İle Zayıflama

Özellikle salatalarda tercih edilen bir Akdeniz bitkisi olan maydanoz, 200 yıldır bilinmekte ve faydaları bilindiğinden oldukça fazladır. Özellikle A, K, C vitaminlerini içinde oldukça fazla barındır, bağırsaklara oldukça faydalı, sindirim sistemini hızlandıran, idrar yollarına iyi gelen bir bitkidir. Doğal bir anti depresan olması sayesinde de sakinleştirici yatıştırıcı etkiler göstermektedir. Yaş ilerlemesiyle zayıflayan beynin sonucu oluşan Alzheimer gibi hastalıkların oluşmasını önlerken sinir sisteminin sağlığı için de oldukça önemlidir.

Zayıflama yöntemlerinden neredeyse en çok bilinenlerden birisi olan maydanoz suyu aslında içerisinde yer alan flavanoidler sayesinde haklı bir yardımcı olduğunu ortaya koymaktadır. Bu yüksek kalori ve az aktivite sonucu meydana gelen obizete sorununu azaltmaktadır. Aynı zamanda barındırdığı apigenin sayesinde de yağ sağlayan hormonları bastırdığı da bilinmektedir. Aynı zamanda deneylerden elde edilen veriler sonucunda ulaşılmıştır ki, maydanoz tüketimi iştahı ve kilo almayı yavaşlatıcı bir etki göstermektedir. Kan şekerini ver kolesterolü de dengelemekle beraber anladığımız kadarıyla zayıflarken harika bir yardımcı olacaktır.

Bilinmelidir ki sadece maydanoz suyu tek başına kilo verdirmeye yetmeyecektir. Önemli olan yediğimiz besinlere dikkat etmektir. Maydanoz suyu tüketirken bol bol yağlı gıda tüketimi maydanozun faydalarını yeterince göstermesini sağlayamayacaktır. Kan şekerini düzenlemesi sayesinde kan şekerinin sürekli düşmesi kaynaklı besin tüketimi ihtiyacını azaltacak aynı zamanda iştahı azaltarak daha az besin tüketmenize yardımcı olacaktır. Maydanoz suyu aynı zamanda kilo vermek için yegane gereçlerimizden biri olan su ihtiyacını da karşılamaya yarayacaktır. Yani ot olarak tek başına tüketmek kadar suyunu tüketmekte ekstra yararlı olacaktır.

Hazırlarken ilk dikkat etmemiz gereken şey tabi ki maydanozdur. Öncelikle bilinmelidir ki küçük yapraklı olan eğer erişebiliyorsak hormonsuz, doğal üretilen maydanoza ulaşmalıyız. 15-20 yaprak maydanoz ile 1 limonun suyunu ve 1 bardak suyu blenderdan geçirin, ve yemeklerden yarım saat önce için. Bu kürü 15 gün yapın ve birkaç gün ara verin. Daha sonra 15 gün daha yapın ve 5-6 aylık bir dinlenme süresine girin.

Kilo Almak İsteyenler Bunları Yemeyin

Kilo almak isteyenler genellikle neler yemesi gerektiğini, nelerin kilo aldırdığını bilirler ancak nelerin yenmemesi gerektiği az bilinen bir konudur. Kilo alamamak bir hastalıktan ziyade bir metabolizma olayıdır. Vücudunuz iştahsızlık sergileyebilir ya da ne yeseniz hareket enerjisi ile yakılabilir. Hal böyle olunca da kendi yöntemlerimizle ya da doktorun önerdiği diyet listeleri ile kilo almaya çalışmak gerekiyor.

Kilo almak isteyenler için birinci adım iyi bir moralle hayatta yer almak. Kimi zaman zayıf vücut sendromu yaşanır ve özgüven eksikliği ortaya çıkabilir. Aynı durum aşırı kilolu insanlar için de geçerlidir tabi. Böyle duygular kişilerde isteksizlik ve moralsizlik oluşturarak durumu daha da kötüye götürebilir. Bizlere düşen sağlıklı bir vücuda sahip olduğumuzdan dolayı memnun olmak, halimize şükretmektir. Zayıf vücuda sahip olanlar kilolu insanların kendi durumlarında olmak istediklerini hatırlayıp kendilerini şanslı hissedebilir.

Kilo almak isteyenlerin yememesi gereken besinler “sindirimi hızlandırıcı” besinler kategorisinde yer alıyor. Genel anlamda yağ oranı yüksek ve protein değeri yüksek besinler zayıf vücut sahibi kişilere önerilenlerdir. Sindirimi hızlandıran besinler çoğunlukla içerisinde “lif” içererek sindirimi hızlandırır. İçerisinde lif bulunan en yaygın bilinen besinler; keten tohumu, yoğurt, elma, lahana, kabak, yulaf, badem, fındık, ıspanak ve brokoli. Bu besinlerle beslenmeyin demiyoruz lakin az miktarlarda tüketin. Özellikle yoğurt içerdiği kalsiyum nedeniyle yenmesi önerilenlerden, gece yatarken yiyebilirsiniz.

Kilo almak isteyenlerin yapmaması gerekenlerden birisi ise aşırı terleme faaliyetlerinde bulunmamak. Terleme vücuttan yüksek miktarda kalori faaliyetlerinin habercisi olarak enerji çıkışını gösterir. Enerji çıkışı ısınma ortaya çıkarır ve yağların da parçalanmasını hızlandırır. Kilo almak isteyenlerin ihtiyacı olan ise yağ ve protein. Uzun soluklu yavaş yavaş kilo almak için ise protein ile kasları geliştirmek en doğru tercih.

Göbek eritme yöntemleri

Göbek bölgesindeki yağlar en zor eriyen yağlardandır. Genetik yatkınlık olarak bazı insanlardaki yağ hücresi oranı göbek bölümünde daha çoktur ve yağlanmalar daha çok bu bölgelerde olur. Günde 15-20 dakikamızı ayırarak yapacağımız karın eritme hareketleri sayesinde göbek yağlarına kolayca veda edebiliriz. Sadece hareket etmek tek başına yeterli olmayacaktır. Bunun yanı sıra günde 1,5 litre içeceğimiz su bizim için hareketle yakmak istenen yağların parçalanmasını sağlayacaktır. Su tüketimini iki litreye kadar çıkarabilirsiniz fakat üç litreyi kesinlikle geçmemelisiniz. Bu, vücudun kendi zehri içinde boğulmasına sebep olabilir.

Güne sıcak suyla karıştırarak hazırladığımız limon suyunu içerek başlayabilirsiniz. Problemle baş etmemiz için yeterli değildir elbette. Bunun yanı sıra beslenmemize de dikkat etmeliyiz. Yağlı beslenmekten uzak durmalı, kahvaltımızı atlamadan günde üç öğün beslenmeye özen göstermeliyiz. Ara öğünlerde sebze ve meyve tüketiminde bulunmalı bol bol su içmeliyiz. Şekerli ve tuzlu gıdaların tüketimine dikkat etmeliyiz. Basit şekerli gıdaların kalori değerlerinin yüksek olması yağlanmaya daha çok artıracaktır. Ayrıca tuz ve şeker çok kullanıldıkça vücutta su tutma oranını artacaktır. Beslenmemiz sırasında, lokmalarımızı küçültmeye, hızlı yememeye, ayrıca porsiyonlarımızı küçültmeye çalışmalıyız. Lifli gıdalarla daha fazla beslenmeye çalışmalıyız bu bağırsaklarımızı rahatlatacaktır. Metabolizmamız daha hızlı çalışacaktır. Yoğurt sindirimi kolaylaştırır bu nedenle kahvaltı dahil yoğurt kullanımına olabildiğince. Özellikle günlük yapılan ev yoğurtlarını tüketmek işimizi daha da kolaylaştıracaktır. Bunu arttırabiliriz.

Göbek eritmenize yardımcı olacak şeylerden biri de derin nefes almanızdır. Nefes tekniklerini öğrenmek bize yardımcı olabilir. Bilim insanları potasyum eksikliğinin göbek oluşumunu arttırdığını söylüyor. Bu konuda da portakal suyu, kayısı, süt tüketimi bize yardımcı alabilir. Göbeğimizi eritmek için ekmek yemeği tamamen bırakmalıyım gibi  de düşünmeyin. Yulaflı, tahıllı gıdalar ve esmer ekmek muhakkak öğünlerinizde olmalıdır

Günlük yürüyüşler yağ yakımını arttırdığı gibi mutluluk hormonlarını arttırdığı için bu süreçte size yardımcı olacaktır. Plates yapabilme imkanınız varsa göbek bölgesindeki yağlardan kurtulmak için yapılabilecek en güzel sporlardandır. Hindistan cevizi yağını fazlalık olan bölgelerinize spordan önce sürüp spor sonrasın yıkamanız bu fazlalıklardan kurtulmanıza ekstra bir yardımcı olacaktır.

 

 

Gelinlik Diyeti

Düğün sezonu çoktan açıldı. Evlenmek isteyen gelin adayları için ise gelinlik arayışı dur durak bilmiyor. Erkek adaylardan ziyade evlenmeyi düşünen bayan adaylar her zaman daha önemlidir. Kıyafet konusunda gelinin evden ayrılışı, kına günü ve düğün günü herkes tarafından değerlendirilen konular. Giyilen kıyafetlerin mükemmel olması herkes tarafından beğeni kazanılmasını sağlar. Dolayısıyla kadının zevki kadının bedeni ve kadının gelinliği. Gelinliğe sığmak için ise öncesinde yapılması gereken ciddi bir diyet maratonu gerekli.

Biz diyet olarak isimlendirsek de normal yemek yeme alışkanlığının bir anda kesilmemesi anlaşılmalı. Yine de düğün zamanına çok az kalmış kişiler varsa onlar yemeklerinden bir anda da kesebilir.

Gelinlik diyeti için bel bölgesinin ip ince olması ve omuzların dik bir görüntüye sahip olması arzu edilendir. Eğer kambur duruyorsanız gelinlik diyeti süresince sırt bölgemizi de çalıştıracağız. Böylece giymek istediğiniz gelinlik üzerinize şık oturacak. Eğer kilolu bir göbeğiniz varsa ve kambur duruyorsanız en güzel gelinliği de giyseniz insanlar sizi beğenmezler.

Gelinlik diyeti için güçlü bir psikolojik hazırlık yaptıktan sonra her gün çorba içerek zayıflamaya hazır olun. Evet ana menülerimizi çorba çeşitleri ile donatacağız. Çorbanın her türlüsünü araştırabilirsiniz. Çorbayla beraber ekmek olarak ise “etimek” tüketeceğiz. Marketlerde satılan etimek hazmı kolay ve lezzetli olması nedeniyle tercih sebebimiz. Çorbanın yanında ise salata tercih ediyoruz. Salatalarınızın içerisinde kırmızı biber, beyaz peynir, yumurta, tercihe göre tavuk eti katabilirsiniz ancak fazla miktarda olmamalı.

Her gün bu menü ile devam ederek gelinlik diyeti uygulayın. Evet gözünüzü korkutabilir ama yılmayın. Şekeriniz çok düşerse elma yiyin veya limonata için. Çorba ve salata ile gelinlik diyeti süresince kayısı, incir, karpuz gibi yağsız aparatifler tüketmenizde sakınca yok.

Diyet Yapmadan Kilo Vermek

Diyet yapmak için güçlü bir iradeyi herkes sergileyemeyebilir ya da diyet yapmak için uygun zemin ve şartlar bir türlü oluşamayabilir. Ha bugün ha yarın derken bir de bakmışız yaz ayı gelmiş, kilolar verilememiş. Diyet yapamıyorsak diyet yapmadan kilo vermenin yollarını aramalıyız. Mademki yemek yemeyi tamamen kesemiyoruz ve alışkanlıkları değiştiremiyoruz o zaman alışkanlıkları diyete uydurmak en güzeli.

Suyla gezin. Elinizden suyu ayırmayın ve bol bol su tüketmeye devam edin. Az bir susasanız bile elinizde bulunan suyu hemen ağzınıza götürün ve keyfini çıkarın. Sık tuvalete gitmenize sebep olsa da suyu bırakmayın. Su içeriğinde yer alan hidrojen ve oksijenle adeta dans eden, harika bir ürün.

Hormonal dengenizi ve sağlığınızı iyi analiz edin. Gerek kadınlar gerekse erkekler için bazı sağlık sorunları kilo vermeye engel sebepler olabilir. Bu engelleri en iyi doktor kontrolünde tespit etmeniz gerekir. Kilo vermeden önce hem kendi psikolojik hazırlığımızı hem de sağlık yönünden hazırlığımızı yapmamız şart.

Hareket edin. Kısa mesafelerden başlayarak uzun mesafelere yürümeye başlayın artık. Hayat çabuk akarken sizin halen yerinizde oturmanız yakışmıyor. İnsanın yaratılışı hareket üzerineyse bizde bu yaratılışa uygun bedenimize olanak sağlamalıyız. Hareket eden insanlar zinde olur ve fit görünürler. Hareketsiz kalanlar ise ağrılarından şikayet edip kilo alırlar.

Hayatımızdan GDO oranı ve katkı madde oranı yüksek ürünleri yavaş yavaş çıkaralım. Pastalar börekler yağlı besinler daha neler neler. Hepsi de iştah kabartan ve yeme arzusu uyandıran yiyecekler. Yediğimiz besinler vücuttan atamayacağımız toksin etkiler bırakıyor. Toksinleri vücuttan atmak ise kolay olmuyor. Kimi yerlerde bunun için hacamat yoluna başvurulsa da sağlık sorunları yaşanacak raddeye gelmeden önlem almamız şart.

Bahar Diyeti

Bahar ayları cıvıl cıvıl kuş sesleri, hafif tatlı esintisi ve harika güneş parıltısı ile geldi. Aralarda yağmur serpiştirse de yazın habercisi bahar geldi. Bahar mevsiminde verilmek istenen kilolar için ise bahar ayının bereketinden, meyvelerinden, sebzelerinden istifade etmemiz lazım. Bu ürünlerden istifade ederek sindirim ve hazmı kolaylaştırmayı, mineral ve vitamin değeri yüksek besinlerden tüketmeyi amaçlıyoruz. İçerdikleri yüksek besin değerleri sebebiyle diyetin amacına ulaşmasına hizmet eden bu besinler sağlıklı beslenme için şart.

Bahar diyeti için sizlere önereceğimiz besinlerden ilki “bakla”. Bahar ayında taze bakla zamanı. Pazardan ortalama 4tl gibi bir fiyatla alabileceğiniz bakla böbreklere doğrudan faydası var.

Bahar diyetinde ikinci durağımız “enginar”. Enginar içeriğinde diğer besinlere nazaran yüksek değerde lif olması, sindirim ve hazım kolaylığı nedeniyle tercih sebebimiz.

Taze soğan ve taze sarımsaklar bahar aylarında en mutlu günlerinde. Güneş tabiata ve bitkilere eşsiz mutluluk sağlayan harika bir yıldız. Soğan ve sarımsak da bundan nasipleniyor ve size lezzetli, sağlıklı besinler sunuyor. Bahar diyeti için menüleriniz arasına ekleyin.

Bahar ayında “çağla” “erik” “çilek” en keyifli meyvelerden. Meyve sevenler bunları sık sık yiyerek tadını çıkarabilir. Çağla kolesterolü düşüren bir etkiye sahip. Çilek ise içerdiği C vitamini nedeniyle tercih sebebimiz. Erik ise iyi derecede lif içerdiğinden sindirimi hızlandırır, çok erik yiyenlerde görülen karın ağrısı da bundandır.

Son olarak sofralarımızın ve başımızın tacı olan “limon”. Limonsuz bir bahar mevsimi ve yaz mevsimi olmaz. Limon içeriğinde yer alan zengin C vitamini değeri ve Potasyum miktarı ile bilinir. Salatalarda ve her alanda kullanılan limon bahar diyetinde de yer almalı.

Tüm bu ürünler bahar ayında yer alması gereken atıştırmalık cinsinden. Diğer yemeklerinize de dikkat edin.

Ananas Diyeti

Önceleri yüksek fiyatı sebebiyle Türkiye pazarında pek satılamayan ve lüks sınıfında bulunan ananas, ithalatının daha kolay hale gelmesiyle süper market reyonlarında görmeye alıştığımız meyveler arasına girdi. Fiyatı ile diğer meyvelere nazaran biraz daha pahalı olsa da eşsiz kokusu ve lezzeti ile tercih ediliyor. Ananasın diyet olarak kullanılması da kilo vermek isteyenlerin umudu. Ananas diyeti ananas içerisinde yer alan faydalı enzim ve mineraller sayesinde vücuttaki sindirimi hızlandırır, kolon temizliğine yardımcı olur.

Ananas içerisinde bromelain enzimi yer alır. Bu enzim vücutta sindirim etkisine pozitif katkı sağlayan enzim. Ananas diyetinin tercih edilmesinde en etkili sebep budur.

Ananas Diyeti Uygulaması

1.GÜN: Uyandığınızda ılık su, bal, organik elma sirkesi bir fincan bardak içerisinde içilir. Kahvaltıda ise ananas parçaları ile beraber yulaf tüketin. Öğlen ise proteini bol et ürünleri seçin ve yanında 1 su bardağı ananas tüketin (suyu veya parçaları fark etmez). İkindi vaktinde bir bardak ananas suyu için. Akşam yemeğinde ananas ve domatesin yer aldığı şık bir salata yapalım.

2.GÜN: Uyandığınızda ılık su, bal, organik elma sirkesi bir fincan bardak içerisinde içilir. Kahvaltıda yine protein değeri olan haşlanmış yumurta yanında ananas parçaları ve varsa badem tüketin. Öğle yemeğinde etli yemek yanında ananas parçaları yiyin. İkindi vaktinde ananas suyu içerisine nane yaprakları atın keyifli bir içim olacak. Akşam yemeği yine protein değeri yüksek et ürünleri yanında ananas parçaları.

3.GÜN: Uyandığınızda yeşil çay için. Kahvaltıda ise tavaya güzelce kırılmış 2 yumurta, yanında ise ananas parçaları. Öğlen ton balığının yağından arındırılmış halde yenilmesi, yanında ananas suyu. İkindi vaktinde ananas suyu içerisine az karabiber ekleyip tüketin.

Bu listeyi tekrar eden şekilde 1 hafta sürdürün. Proteinlerden tam istifade etmek için de bol bol spor hareketleri yapın.

Altın Süt Nedir Nasıl Yapılır?

Altın süt deyimini çoğunuz ilk defa duymuş olabilir. Bu deyim süt içerisinde yer alan ve zayıflamaya güçlü etki oluşturan besinlerden adını alıyor. Altın süt kiloların hızlı ve terleyerek verilmesinde çok iyi bir içecek. Diyet, hayatımızda sağlıklı bir beslenme dönemine girmemizi sağlayan ve vücut için de faydaları olan bir metot. Diyet sayesinde sadece kilo vermek değil güzel bir beden ve sağlıklı bir yaşam arzu edilir.

Şimdiye kadar zencefil ve karabiber gribal enfeksiyonlarda kullandığımız popüler baharatlar olarak bilinir. Bu ikiliyi altın süt yapımında da kullanacağız.

Altın Süt Tarifi: 1 su bardağı süt, 1 çay kaşığı karabiber, 1 çay kaşığı zencefil, 1 çay kaşığı toz tarçın, 1 çay kaşığı toz zerdeçal. Hepsini sütün içerisinde bir güzel karıştırın.

Karıştırdıktan sonra ocakta kaynatın. Kaynama bitince 1 çay kaşığı bal da ilave ederek tüketelim. Aç karnına tüketirseniz daha efdal. Afiyet olsun.

Günde bir bardak olarak tüketin. Kısa süreli kullanımlarda etkisini hissedemeseniz bile uzun süreli kullanımlarda altın süt diyeti ile zayıflayacaksınız. Günde bir bardağı geçmemeli.

Sağlıklı beslenmek ve sağlıklı zayıflamak sizlere uzun süre yaşama hakkı tanır. Sağlıklı beslenme ile uzun yaşamın ilişkisi su götürmez bir gerçek. Her besini tüketmeyerek bedene zarar vermemeliyiz. Bunun yanında bedenimiz ve kainat hareket üzerine kurulu olduğundan bu kurala uygun olarak vücudumuzu hareket içerisine sokmalıyız. Kas ve iskelet sisteminin hantallaşmaması, atik ve çevik vücuda sahip olmamız için hareket etmek zorundayız. Aynı şekilde bel ve boyun ağrılarına karşı da hafif ve düzenli sporlar önerilmektedir.

Altın sütü zayıflamak isteyenler için güzel bir diyet. Sağlık problemleriniz varsa diyeti uygulamak için bir doktora danışın.